Aslında bir önceki günkü planım Kelebekler Vadisi'ne ulaşmaktı ama Dalyan'dan geç çıktığım için Ölüdeniz'e vardığımda gün batıyordu.. O yüzden geceyi Ölüdeniz'de geçirdim..
Ertesi sabah erkenden kalkıp iyi bir kahvaltı etmek istedim ama tek bulabildiğim minibüslerin oradaki sandviç yapan marketti.. Ama burada da yine biriyle tanıştım.. Eski bir voleybolcu olan İlknur arkadaşlarıyla Kelebekler Vadisi'nde buluşacaktı ve gezi teknesinin kalkmasını bekliyordu.. Her gittiğim yerde yeni insanlarla tanışıyorum ve artık bunu her geçen gün daha kolay yapıyorum..
Yola çıkarken minibüsçülere sordum.. Yine 'Yapma!' dediler.. Yaptım.. 10 km'lik yol yaklaşık 1,5 saat sürdü.. Gerçekten zor bir yoldu ama daha zorlarını görmüştüm.. Ayrıca harika Ölüdeniz ve Akdeniz manzaralarının tadını çıkardım.. Yanımdan geçen arabalardaki insanların bazen korna bazen de bizzat seslenerek verdikleri destekler benim için çok değerli.. Ne kadar zorlanırsam zorlanayım bu destekler daha fazla pedallama gücü veriyor..
Kelebekler Vadisi'ne ulaştığım ve yukarıdan baktığım anda gerçek bir zafer duygusu hissettim.. O manzara en büyük ödüldü.. Bisikletimi ve eşyalarımın büyük bir kısmını George House'ta bıraktım.. Vadiye ve sahile inen patika günler süren bisiklet yolculuğundan sonra bacaklarım için zorlayıcı oldu.. Sahile indiğimde sırılsıklamdım.. Denize girip serinlemek istedim ama bu su çok sıcak arkadaş.. Serinleyemiyorsun.. Sadece terlerinden kurtuluyorsun..
Sahilde güneşlenirken, arı soktuğu için ayağı bandajlanan ve arkadaşları tarafından terkedilen İspanyol Lucia sigara için yanaştı.. 15-20 kişilik bir grup, yat kiralayıp gelmişler.. Bir kısmı şelaleyi görmeye gitmiş diğerleri de denizde keyif yapıyor.. Garibim sıkıntıdan patlıyordu.. Bir saatten fazla da onunla sohbet ettik.. Denizin kenarına oturup tek ayağı havada serinlemeye çalışıyordu.. :))
Sahil tek bir işletmenin elinde.. Çadır için 45 lira istiyorlar.. Akşam yemeği ve kahvaltı bu fiyatın içinde.. Kendi çadırını da kursan aynı parayı istiyorlar.. Aslında hava o kadar sıcak ki konaklama dert değil.. Herkes sahilde açıkta yatıyor zaten.. İstenen ücret yemekler ve tuvalet, duş gibi hizmetler için..
Ben çadırımı kurup gün batımını izlerken tek başına gezen sırt çantalı bir kadın işletmecilerle sorun yaşamaya başladı sahilde.. Sorun açıktı.. Hatun işletmeye para vermemek, sahilde kafasına göre takılmak istiyordu ama işletmeciler güvenlik gerekçesiyle (aslında tuvaletlerini, duşlarını kullandırmamak için) buna izin vermek istemediler ve kadını jandarma çağırmakla tehdit ettiler..
Merih, haklarının farkında olan, gerektiği zaman da bu tip sorunlarla mücadele gücüne sahip bir kadın.. Kesinlikle geri adım atmadı.. 'Sahili satamazlar, burası halka açıktır.. Çadırımı kurmadığım, işletmelerinin sınırına girmediğim sürece burada bana kimse karışamaz.' Türkçe öğretmeni, 30 yaşında bir aktivist..
Akşam yemeğinden sonra kendisine katıldım.. Tatil amaçlı gelen, kamp yerinde akşam yemeğine makyaj yapıp en güzel elbiseleriyle gelen kadınlarla bir arada olmaktansa sahilde yıldızların altında sessizce vakit geçirmek en güzeliydi yine.. Hem de edebiyat, felsefe ve psikoloji hakkında uzun uzun sohbet edebileceğin birine denk gelmek değerli bir şanstı..
Bu tur boyunca ilk defa burada gece karanlığında denize girdim.. Sabah da uyanır uyanmaz denize girip güneşin tepelerin ardından doğuşunu soğuk suyun içinde karşılamak.. Gidin yapın.. Anlatamam.. Güneşin neden hayat ve varoluşla bu kadar özdeşleştirildiğini en iyi hissettiğim yerlerden biri oldu Kelebekler Vadisi..
4 yorum:
iniş zor olmadı mı? bayağı tehlikeli diyorlar..
Zor, biraz da tehlikeli denebilir.. Dikkatli, sakin sakin, dinlenerek yapıldığında en tecrübesiz kişilerin bile (ben gibi) yaptığını gördüm.. toplamda üç kez indim çıktım.. başıma bir aksilik gelmedi.. tekneyle ölüdenizden geçmektense böyle varılmasını tavsiye ederim.. :)
Merhabalar, güzel macera (: bizde tekneyle geçmektense pedallamayı planlıyoruz fakat aklımıza takılan şey vadiye inerken bisikletlerimizi ne yapacağımız. George House'a bıraktım demişsiniz tam olarak nasıl yaptınız?
Merhaba Ahmet.. Daha önce de George House'ta birkaç kez kalmıştım.. işletmecilerle konuşup durumu anlattım.. Sonra da gerekli eşyalarımı yanıma alıp bisikleti küçük otoparklarındaki bir demire bağlayıp aşağı indim.. Hiç sıkıntı yaşamadım..
İyi yolculuklar..
Yorum Gönder