13 Ağu 2012

Palamutbükü - Datça..


  Palamutbükü - Datça, 31 km..


 Erken hareket edemedim yine.. Uzunca bir iniş yaptığım tepelere geri tırmanmak zor geliyordu ve beni korkutuyordu.. Oyalanmamın asıl sebebi bu korkuydu doğrusu.. Sahilden giderek Mesudiye'yi görmek ve tırmanışıma oradan başlamak istedim.. Mesudiye yolundaki 3-4 koydan ilkine çam ağaçlarının arasındaki patikadan iniliyordu ve kimsecikler yoktu.. İndim, kayalıkların arasında üstümü değiştirip maviye atladım.. Sabah özgürlüğü..

 Kaçınılmaz olanla yüzleştim sonunda.. O tırmanışı nasıl tamamladığımı bilmiyorum.. Kaç kere durup nefeslenmem gerekti sayamadım.. '%10 aşağı eğim' tabelası insanı bu kadar mutlu edebilir mi??



 Önce Eski Datça'ya girdim.. Tarih 11 Ağustos'tu.. 12 Ağustos Can Yücel'in ölüm yıldönümü.. Sevenleri sokaklardaydı.. Can Evi'nin kapıları yılda bir gün açılıyor..



 Biraz merkezde vakit geçirdikten sonra Palamutbükü'ndeki Sezgin'in tavsiyesi üzerine 3 km güneydeki Kargı Koyu'na gittim.. Kayalık ve taşlık bir sahilden yine çok güzel bir denize girdim.. Geceyi geçirmek için korunaklı bir nokta buldum.. Yakındaki market - restoranttan ihtiyaçlarımı karşıladım.. Hatta sahibi ' Sahilde sıkıntı olursa gel, arka tarafa kur çadırını.' dedi.. Bu gece çadırımı kurmadım.. Altımda havlu, üstümde ince bir örtü.. Yıldızlar, dalga sesleri.. 6-7 saat sıkıntısız uyudum.. 

 Türkiye'ye tatile gelmiş, araba kiralayıp gezen 35-40 yaşlarında dört İtalyan kadın ve otobüsünü kaçırdığı için yol kenarında bekleyen ve İtalyanların davetini kabul edip onlarla seyahat eden Hollandalı Türk kızı.. Akşamüstü sahilde gördükleri bisikletli adam onlara çok ilginç gelmiş olmalı.. Uzun süre ona bakıp durdular.. Nereli olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.. Sonunda dayanamadılar ve eşyalarını toplayıp giderken gereksiz yere yolu uzatıp adamın önünden geçtiler, hatta geçmeyip orada biraz oyalandılar ve sonra bir bahaneyle tanıştılar.. Adamın Türk olduğuna şaşırdılar, İtalyan olduğunu düşünmüşlerdi.. 10 dakika ayaküstü sohbetten sonra adamı akşam yemeğinde kendilerine katılması için davet ettiler.. Ama adam yemek işini çoktan halletmişti ve tekrar çantalarını toplayıp merkeze dönmek istemedi.. Günler sonra ilk kez sahilde yıldızların altında tek başına bir gece geçirmek istiyordu.. 'Siz yemeğinizi yedikten sonra buraya gelin.. Yukardaki marketten içkilerimizi alır, gecenin tadını burada çıkarırız..' dedi adam.. Çok hoşuna gitti kadınların bu fikir.. Geri dönmediler..

Hiç yorum yok: