6 Ağu 2012

8. Gün Kuşadası - Didim


 Kuşadası -Didim, 80 km


 Herşey güzel başlamıştı aslında.. Kuşadası'ndan çıkarken arka tekerleğin biraz inik olduğunu görüp şişirmiştim ve 30 km'den fazla sorunsuz ilerledim.. Ama sonra aksaklıklar başladı ve Güllübahçe mevkiinde bir benzincide ilk müdahalemi yapmak zorunda kaldım.. Pazar günü olması yüzünden lastikçi çocuklarıyla denize gitmiş.. Adamı arayıp çağıramazsın da bu durumda.. Benzincideki bir amca çok yardımcı oldu.. Kendisiyle tanışamadım bile.. Teşekkür etmek için birşeyler içmeyi teklif ettim ama yok.. İyiliğini yapıp giden adam.. 

 Söke'den Akköy'e kadar Büyük Menderes Delta'sının yolları dümdüz.. Son viteste çok tempolu bir sürüş yaptım ve çok zevkliydi.. Balat köyünde bakkaldan birşeyler yerken köyün çocuklarıyla epey muhabbet ettik.. Köyden çıkınca arka tekerlekte yine sorun çıktı.. Tarla sınırlarını belirleyen ağaçların altında su tankerleri ve onların arkasından sızan suların toplandığı büyük tekneler vardır.. Onlardan birinde ikinci patlağı tespit ettim.. Ana yoldan gitmemek iyi fikir değilmiş.. 

 Akköy'den sonra yine problemler başladı.. Lastik hava tutmaz olmuştu.. Didim'e 5 km kala artık hiçbir şey yapamaz oldum.. Elimde bisiklet yürümeye başladım..

 Didim'e, Altınkum sahiline bir türlü varamıyordum.. Yol bir türlü bitmedi.. Bu sırada iç lastik zincirlere dolandı.. Jant yere temas etmeye başladı.. Her seferinde bisiklete yarım ters takla attırıp lastiği düzeltmem gerekiyordu.. Yol ve gece bitmeyecek gibi geliyordu.. Olsun, onu da kabul etmeye hazırdım.. Planım sahile varıp çadırımı kurmaktı.. 

 Sonunda birine yolun hiç bitip bitmediğini sormaya karar verdim.. İlk sorduğum adamın bir bisikletsever ve otel çalışanı olmasını nasıl açıklayacağım, açıklayamayacağım.. Ben bazı şeylere şaşırıyorum.. Recep abi geceliği 45 TL olan oteline götürdü beni ve ertesi gün bisikletçi bulmam konusunda yardımcı oldu..

 Şimdi lastiği yaptırdım ve yola çıkmaya hazırım ama önümdeki Bodrum yolu hem uzun hem de saat yola çıkmak için çok geç oldu.. Bu geceyi de burada geçireceğim.. 

 Bu arada Didim.. Çok kalabalık.. Burada da İngiliz ve Alman hükümranlığı var.. Bütün mekanlar onların zevklerine göre düzenlenmiş.. Altınkum kordon ve plaj gece geç saatlerde dahi kalabalık.. Çadır kurmak pek mümkün değilmiş bu sahilde.. Bu kadar fazla emlakçı ve kuaför olan bir yeri sevmek benim için zor.. Herşey çok fazla yüzeysel.. Gömleğinin önü açık gezen gençler.. Siz neyin peşindesiniz..

 Zaten gelişinin zorluğundan kötü anılarım vardı, yaşayış şeklini de sevmedim Didim.. Kendine çok iyi bak.. Ben yarın sabah kaçarım..

Hiç yorum yok: