13 Ağu 2012

Datça - Bozburun..


  Datça - Bozburun, 90 km..


 Şimdi şöyle yapıyorum ben.. Kalmaya para harcamadığım zaman yemeği abartıyorum.. Datça merkezde büyük bir kahvaltı yaptım.. Uzun bir gün olacağını biliyordum ama sonu Bozburun.. Daha iyi motivasyon mu olurmuş??

 Datça - Marmaris yoluna çıktıktan sonra doğudaki dağlara kadar uzanan dümdüz bir yol.. Dağlara tırmanmak zorlu, inişler süper zevkli.. Bir sol dizi, bir sağ dizi karna çekerek yata yata inmek tepelerden.. Datça yarımadası hiç kolay değil.. Ama ne kadar güzel olduğunu pedallayınca anlayabilirsiniz ancak.. 

 Hisarönü'ne geldiğimde 'Bozburun 37' tabelasını gördüm.. Bir bitkinlik çöktü anında.. Vücudum değil beynim kendini kapatmaya, beni 'Yapamam, akşama kadar o dağları aşamam..' demeye zorladı.. Nietzsche'nin dediği gibi bedeni dinlememiz gerekir.. Beynimizdir bizi asıl aldatan..

 Hisarönü düz, çok rahat ve virajları zevkle geçiliyor.. Orhaniye'deki Kızkumu plajı ilginç.. Denizde yürüyen insanlar.. Turgut köyündeki şelale çok büyük ve etkileyici değil.. Ama güzel düzenlemişler, etrafında yürüyüş yolları, ormanın içinde bir serinleme mekanı.. Selimiye.. Sahildeki ilk sırası tekneyle seyahat eden zenginler için hazırlanmış bir film seti gibi.. Herşey kalbur üstü.. Bir arka sokak ise bildiğin inek ve koyun bokları olan yurdum köyü.. Elitizm, sana mesafeliyim.. 

 Ve Selimiye'den Bozburun'a son 3 km'lik tırmanış.. Günün sonuna da bu yakışırdı.. Uzun, çok uzun bir iniş, 'geri çıkman imkansız' diyen..




 Kayalık tepelerle çevrilmiş masmavi bir koy.. Teknelerle gelen yabancılar.. Marketlerden stoklarını doldurup yola devam eden turistler.. Küçük bir köy aslında burası.. Pek büyümeye müsait bir yapısı yok.. Zaten yolu sapa.. Sükuneti ve yalnızlığıyla Datça ve Bozburun yarımadaları benim için doğru olanın ne olduğunu tekrar sorgulamama neden oluyor ve bana 'artık bir karar ver' diyorlar..



Hiç yorum yok: