Bodrum'dayım.. 600 km'yi devirmişim..
Yolculuk sırasında mola verdiğim benzinci, bakkal, kahvehane gibi yerlerde insanlarla sohbet ediyoruz tabii.. İlk başta beni yabancı sanıyorlar, verdiğim selamla birlikte bakışları anlam kazanıyor.. Ardından da sorulara başlıyorlar tabii.. Nerelisin, ne iş yapıyorsun, ne geziyorsun vb.. Genel olarak hepsi deli olduğum ve yalnız yolculuk yaptığım için hatalı olduğum konusunda birleşiyorlar..
'Deli misin?' sorusunu çok duyuyorum son zamanlarda.. Alınmıyorum artık.. Sıradışı birşey yaptığımın farkındayım ama o kadar içimden gelen bir şey ki bu, insanların ne düşündüğünü hiç sorun etmiyorum belki de hayatımda ilk kez.. Sıradışı ve normal olmayan bir işi yapmak delilik olarak değerlendiriliyor.. O zaman normalin ne olduğu, nasıl belirlendiği konusunda Bülent Ortaçgil'e bağlanalım..
Bu yolculuğu neden yalnız yaptığım, aslında yanıma en az bir arkadaş almam gerektiği konusunda uyarılıyorum devamlı.. Bunun daha çok güvenlik ve yalnızlıktan sıkılmamak için gerektiğini söylüyorlar.. Güvenlik açısından yanımda silah taşıyıp taşımadığımı soran bile oldu..
Evet güvenlik mühim konu.. Çadırda kaldığım gecelerde bir saldırıya uğrama ihtimalim var, evet.. Bunun için en güvenli olabilecek yerleri tercih etmeye ve kalacağım bölgeye bakan polis ya da jandarmaya önceden haber vermeye özen gösteriyorum.. Yine de bilemezsiniz, başınıza herşey gelebilir ama bu benim en son endişe ettiğim şeylerden biri.. Şimdiye kadar hiç korkudan uyuyamadığım olmadı.. O kadar yorgun oluyorum ki kafayı koyduğum gibi uykuya dalıyorum..
Yalnız olma meselesine gelince.. Bu bir tercih.. Aklımdan bile geçmedi bir başkasıyla birlikte yolculuk etmek.. Başkalarıyla birlikte yolculuk etmenin mutlaka eğlenceli tarafları ve avantajları olabilir.. Bunlarla birlikte dezavantajları da vardır.. Ama mesele bunlar değil.. Bu yolculuk benim tek başıma yapacağım bir yolculuk.. Yalnız kalmaya en çok ihtiyacım olan bir dönemdeyim.. Yeni bir başlangıç, özgürlük, egoyu yok etme, özbenliğini oluşturma.. Bu gibi temaları var bu yolculuğun.. Gelecekteki turlarımı birileriyle birlikte yapabilirim.. Buna karşı değilim.. Ama bu tur böyle.. Yalnızlık bir lütuftur.. Bukowski'ye paslayalım..
Şansını Dene
Eğer deneyeceksen, sonuna kadar dene
Yok başka türlü düşünüyorsan, hiç başlama
Eğer deneyeceksen, sonuna kadar dene
Bu sevgilini, karını, akrabalarını, işini
Ve belki de aklını
Kaybetmek anlamına gelebilir
Sonuna kadar dene
Bu üç dört gün yemek yememek,
Parktaki bir bankta donmak,
Hapse girmek,
Küçük düşmek, aşağılanmak, yapayalnız kalmak anlamına gelebilir
Yalnızlık bir lütuftur
Diğerleri ise mukavemetinin,
Gerçekten ne kadar yapmak istediğinin
Sınanmasıdır
Reddedilmeye ve bütün beterliklerine rağmen yaptığında
Hayal edebileceğin her şeyden daha güzel olacaktır
Eğer deneyeceksen
Sonuna kadar dene
Bunun gibi bir his yoktur
Tanrılarla birlikte yalnız olacaksın
Ve geceler ateşle alevlenecek
Yap, dene, dene
Dene
Sonuna kadar
Sonuna kadar
Hayatını kusursuz bir kahkahaya doğru yaşayacaksın
Uğruna değecek tek kavga da budur
Edit : Küçük bir hesaplama hatası.. 600 değil 400 yıl olacak Cervantes kitapları yazalı.. O şartlar altında mazur görülebilir sanırım..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder