Alaçatı'dan Ege Aydan'la aynı yerde kahve içmenin verdiği coşkuyla ayrıldım.. Önceki iki günde 170 km yaptığım için kendime bir gün dinlenme vardim.. Sadece 4 km bisiklet sürerek Çeşme, Ilıca'ya vardım.. İşte haritası..
Çeşme'nin en büyük plajıymış.. Plajı gerçekten çok güzeldi.. Denizi çok dalgalı ve eğlenceli.. Fiyatlar saçmalık derecesinde.. İki şezlong bir şemsiye 30 TL.. Bisikletli şortlu polislerse hayatlarından memnun..
Bu geceki misafirim Ali abiydi.. İzmir'deki Toyota'nın en büyük bilmemnesinin şoförüymüş.. Patronunun eğlencesinin bitmesini beklerken sahilde turluyordu, beni ilginç bulup yanıma geldi.. Abartmıyorum bir saat işiyle ilgili dert yandı.. Misafirinizi seçemiyorsunuz, bazen de böylesi geliyor.. Olsun, bir gece de onun derdine ortak oldum işte.. Gece çok rahat bir kamp yaptım..
Ertesi sabah için İzmir otobüsüne bilet almıştım.. Aynı yolu geri gitmek istemedim.. Sabah sekizde bisikleti otobüse atıp İzmir'e doğru yollandım.. Kaptana beni Seferihisar sapağında bırakması için çok dil döktüm ama 'Otobanda katiyen bırakmam.'' diye tutturdu.. İyi de olmuş aslında, orada bıraksa çok az ve rahat bir yolum kalacakmış.. Balçova'da indim otobüsten.. Bu sefer otobandan değil eski yoldan gittim..
Balçova - Seferihisar, Sığacık 45 km..
Neredeyse bütün yol dümdüzdü.. Fiziksel olarak hiç sıkıntı çekilmeyen rahat bir yolculuk oldu.. Sakin şehir Seferihisar (http://www.cittaslowseferihisar.org/index.php) denizden içeride.. Asıl turistik olan yeri Sığacık ise 4-5 km batıda.. Sığacık köyünün sadece yolları yapılmış, geri kalan herşey doğal.. Sahilinde az sayıda cafe ve dondurmacı var.. Gerçekten insana rahatsızlık vermeyen sakin sakin takılan bir yer burası.. Denize girmek içi 1-2 km daha yol yapmaya ihtiyaç var.. Antik kent Teos'a doğru ilerleyince müthiş bir koy manzarasıyla karşılaşıp frenlere asıldım.. Koya inen yoldaki bir iki özel işletmeden sonra oldukça geniş ve güzel halka açık bir sahili var.. Piknik yerleri, tuvaletler, şezlonglar.. Hepsi ücretsiz.. Plaj incecik kumlu.. Denizin rengini anlatamam, gidip göreceksin.. Suyun soğukluğu da tam yerinde.. Etrafta marketler, dükkanlar ve cafeler var ve hepsinin fiyatları normal şehir fiyatları.. Ekstra bir kazıklamaya izin verilmemiş..
Güvenlikçilerle konuşmuştum giriş yaparken.. He bundan bahsetmedim daha önce.. Bir camping de değil de 'wild camp' dediğimiz şekilde herhangi bir yere çadır kuracaksanız çevreden sorumlu olan polis, jandarma ya da özel güvenlikçi gibi görevlilere haber verin.. Çadır kuracağınız yerin yakınındaki işletmeciyle bir temas edin.. Zararı olmaz, hatta sevinirler, yardımcı olurlar.. Yasin, yakındaki campinge gitmeme gerek olmadığını, sabah erkenden çadırı kaldıracaksam burada kalabileceğimi söyledi.. Ben de zaten erkenden Kuşadası yoluna çıkmayı düşünüyorum..


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder