15 Ağu 2012

Bozburun - Marmaris..


  Bozburun - Marmaris, 50 km..


 Bozburun'dan ayrılmak kolay bir şey değil.. Yolun çağırdığı ise aşikar.. Yarımadayı tam olarak dolaşmak adına Söğüt, Bayır ve Osmaniye köy yollarını seçtim.. İyi ki de öyle yapmışım.. Harika dağ, vadi, deniz ve orman manzaralarıyla ödüllendirildim.. Size sadece bir tane..

İnek çıkabilir, üzerinize koşabilir de..
 Çam ormanlarıyla dolu yarımadanın yolları ıssız.. Şartlar zor değil.. Orta derecede zorlayıcı oldu diyebilirim benim için.. Söğüt köyü ağaçlar içinde, uzaktan seçilmesi zor.. Bayır köyü ise gerçekten bayırlı.. Çukura kurulmuş köye iniş ne kadar tatlıysa çıkış da bir o kadar zor.. Ama sonundaki iki tarafı çam ağaçlı yol için her şeye değer.. Yalnız bu yollarda gölgenin tadını çıkarmak için mola vermek biraz riskli.. Çok fazla arı var ve dost canlısı değiller.. 

 Osmaniye'den sonra yol artık bol inişli.. Hatta İçmeler'e inen dağ yolu şimdiye kadar gördüklerimin en uzunu ve iniş açısından risklisi.. Virajlar çok keskin ve yol çok bozuk.. Dikkat etmek gerekiyor..

 Dağın tepesinden aşağı baktığımda iki bisikletlinin zorlanarak yukarı çıktıklarını gördüm.. Biraz aşağıda karşılaştık..


 Çağatay ve Defne Marmaris yakınlarındaki otellerinde durunamayan İzmir'li bir çift.. Arabalarını, bisikletlerini taşımak için kullanıyorlar.. Tatil için gittikleri yerleri bisikletleri ile keşfediyorlar.. Akşam Marmaris'te sahilde yine onlarla karşılaştım.. Yemeklerini sahilde yemiş gecenin tadını çıkarıyorlardı.. 15-20 dakikalık bir sohbetten sonra onları yalnız bıraktım.. Onları son gördüğümde bisikletleri ile birlikte sahilde yatıyorlardı.. Hayatlarına sahip çıkan, doya doya yaşamaya çalışan insanları görmek ne kadar güzel.. 

 Maltepe Pansiyon'da kaldım.. hostelworld.com aracılığıyla bulduğum bir pansiyondu.. Tam bir hostel olmasa da güzel bir yer.. Özellikle kedisi Nuriye çok komik.. Ekmek yiyen bir dev o.. (Üzgünüm fotoğraf çekmek her zaman aklıma gelmiyor, gidip bakacaksınız..)

 Marmaris tahmin edebileceğiniz gibi.. Yabancılarla dolu kocaman bir turist şehri.. Herşey satılık.. Tek başına gezinen bir adam ise hoş karşılanmıyor, ancak idare ediliyor.. Gece kendimi biraz bozdum, kabul ediyorum.. Sabah 09:30'da Dalyan gezi teknelerinin kalktığını öğrendim..

Hiç yorum yok: