İzmir - Urla - Alaçatı, 105 km..
İzmir merkezden Narlıdere otoban girişine kadar şehir içinden güzel ve hızlı bir yolculuk yaptım.. Hani o tabelalar vardır ya yaya, traktör, bisiklet giremez diye gösterir, onları hiç sallamadan gişelerden geçtim, kimse de birşey demedi.. Otobana girdikten sonra hemen öldürücü bir rampa çıktım.. Ama hemen akabindeki uçuran inişin varlığını bilmek bile yetiyor devam etmek için.. Seferihisar kavşağına kadar hızla geldim.. Kavşaktan 1 km sonraki benzin istasyonunda mola verdim ki otoyolda bundan sonra başka mola yeri yok..
Otoban sapağından Urla'ya varmak bir mesele.. Urla şehir merkezi deniz kıyısında değilmiş.. İskele mah. ve Çeşmealtı mah. deniz kıyısındaki yerleri.. Ağaçlı yoldan iniş çok zevkli fakat öğlen molasından sonra bu yolu geri çıkacak olmak hep aklınızın bir köşesinde oluyor.. Sahilde bulduğum güzel atmosferli cafede tavuklu makarna ve iki birayla depoları doldurdum.. Tanju Okan'ın heykeline şaşırdıktan sonra tekrar yola koyuldum..
Otoyollarda sürüş yaptığım bugünün kendine göre zorlukları vardı.. Örneğin Urla'dan sonra Alaçatı'ya kadar mola verecek, su alacak hiçbir istasyon yoktu.. Zeytinler köyü gişelerini hemen geçince otoyolu yerleşimden ayıran tellerin arasında bir boşluk buldum ve bisikleti yolda bırakıp köye girdim.. İnsanların evlerinin dışındaki lavabolardan kaynar su akıyordu.. Bakkal köyün diğer ucundaydı ama gitmek zorundaydım..
Otoyol boyunca bazen zor rampalar var tabii.. Ama hiç bisikletten inip elle itmemi gerektirecek bir yorgunluk olmadı.. Alaçatı sapağından 5 km önce bir park alanı var.. Önce bir şeyler yiyip içebileceğim bir benzinci olduğunu sanmıştım ama yokmuş.. Yine de mola vermek için alana yöneldiğimde benden önce park alanı girişine yanaşan bir arabadan uzun boylu beyaz saçlı bir adam çıktı ve bana el yaptı.. Yaklaşınca şaşkınlıktan bağırdım : 'Yalçın Aaabiii!!' Foça'da pansiyonunda kaldığım, beni gün batımını izlemeye götüren Yalçın Abi hanımını İzmir'den alıp Alaçatı'ya gideceğini söylemişti iki gün önce.. Ve işte yine karşılaştık..
Hem Alaçatı hem de Çeşme'yi görmek istediğimden, ama Çeşme daha büyük olduğundan önceliği Alaçatı'ya verdim.. Böylece yarın (yani bugün) Çeşme'ye geçip orada daha fazla zaman geçirebileceğim..
Alaçatı tahmin edebileceğiniz gibi.. İstanbul piyasası.. Tüm mekanlar butik.. Bildiğin hıyarı jülyen doğrayıp üzerine zeytinyağ ve kekik koyunca hemen butik olmuşlar.. İlk bakışta oldukça renkli ve cezbedici.. Biraz dikkatli bakınca ise eski taş evlerin sahip olduğu derinliğin ve anlamın zorla bastırıldığını görüyorsunuz.. Mutlu olmak için yüzeyde kalmanın gerektiği yerlerden biri.. Fikir olsun diye bir butik otele fiyat sordum.. Kemerlerinizi bağlayın.. 330 lira.. Ama adam bana bakıp 'Siz fazla para harcamak istemiyorsunuzdur, o yüzden sadece size bir gecelik 150 lira olur.' dedi.. İnsanların büyük çoğunluğu param olmadığı için bisikletle yolculuk ediyorum sanıyor.. Alaçatı gibi yerlerde ise iyice küstahlaşıyorlar.. Bisiklet gezginliği sizin sandığınız gibi birşey değil..
Şehir merkezi yine deniz kıyısında değil.. Sörf plajları denilen sahile ulaşmak için 3-4 km yol yapmak gerekiyor.. Sahilde sıra sıra sörf okulları var.. İki otelin geniş plajları arasında kalan en çok 100 metrelik sahil ise yerel halkın serinlemesi için bırakılmış.. Çuval dolusu param olmadığından ve beklentilerden uzak, sakin bir gece istediğimden sahile yerleştim.. Portatif tuvaletler kullanışlı ve temizdi.. 15-20 kişi gece denize girmek için geldi, beni görünce şaşırdılar, korkmasınlar diye selam verdim..
Bakış açınızı ve cüzdanınızın içeriğini değiştirmeden buraya gelmeyin derim.. Huzursuzlanırsınız.. Ben ise sahilde, çadırımda, Alaçatı'nın meşhur rüzgarına rağmen yolculuğun şimdiye kadarki en rahat gecesini geçirdim.. Sabah uyandığımda ilk iş hemen denize girmek oldu.. Uyarıyorum.. Soğuk, çok soğuk.. Dondurucu, kesiyor.. Alaçatı merkezde butik kahvaltıcıda kahvaltımı yaptım, pişi vardı, şimdide butik bir otelin cafesinde Americano'mu yudumlayıp seçkin kelimeler yazıyorum..

3 yorum:
Hem zevk aldim Yolculugunuzdan hemde cok sey ogrendim Teserkurler Guzel Insan :)
Çok teşekkürler.. Yıllar sonra böyle güzel mesajlar almak inanın çok değerli.. Eminim ben de sizden birçok şey öğrenirim.. Sevgiler, saygılar.. :-)
Oakland Capitals'a Hoş Geldiniz, Çalışkan insanlara,% 3'lük bir faiz oranıyla bireysel kuruluşlar için ihtiyaç duydukları fonları hızlı bir şekilde almaları için finansal destek sunuyoruz. Esnek kredi limitimiz var, Milyonlarca kişi tarafından güvence altına alın, Dakikalar içinde uygulayın. Bizim Özelliklerimiz; Hızlı Uygulama, Anında Karar, Hızlı Fonlama, Özel Destek.
İletişim Ofisi: oakland.formal@hotmail.com
Yorum Gönder