Çıralı - Antalya, 82 km..
Çıralı sahilden Antalya yoluna kadar olan 7 km'lik tırmanış orta zorlukta.. Yine 'çıkamazsın, yapamazsın' diyenler oldu ama insanlara kulak asmamak gerekiyor artık.. Durumları, şartları bilmeden konuşuyorlar.. Hatta daha da ileri gidip şöyle söyleyeyim, yapamamanı isteyenler bile var, gözlerinden anlıyorsun..
Bu tırmanıştan sonra ana yoldan Antalya'ya gidiş sıradan.. İnişler çıkışlar var ama zorlayıcı bir şey yok.. Yolun kalitesi zaman zaman o kadar iyi ki rampaları yüksek viteslerle bile tırmanabiliyorsunuz..
Antalya'ya 30 km kala tabelayı gördüm..
Kalan yolda riskli denebilecek 2 tünel var.. Özellikle ikincisi uzunluğu ve darlığından dolayı dikkat edilmesi gereken bir tünel..
Öğleden sonra 15:00'da kale içinin girişindeki saat kulesine dokundum.. Yüzümde gülümsemeyle kuleye yaslandım, suyumu içtim.. Bu turun bittiğini orada hissettim.. Sona yaklaştığımı hiç hissetmeden sürmüşüm bisikletimi son günlerde, hatta bu sabahtan beri de farkında değildim bugün bu turun biteceğinin.. Sanki hep devam edecekmişim gibi hissediyorum.. Ve sanırım öyle de olacak bundan sonra..
Duygusal yolculuk değerlendirmesini başka bir posta bırakıyorum.. Aslında bu yolculuk tam olarak bitmedi daha.. Albümün sonundaki bonustrack gibi, konserin sonundaki bis gibi birşey yapacağım önümüzdeki günlerde.. Çanakkale'ye geçiyorum otobüsle.. Oradan üç günlük sürüşle Bozcaada, Assos, Ayvalık rotasını takip ederek bitireceğim bu ilk büyük turumu..
Antalya'da beni ağırlayan eski dostum Ruhi Serkan Alban ve eşi Ayşegül'e teşekkür ederek kapatalım bu postu da..

3 yorum:
Valla benim bile okuduğum yerden tadı damağımda kaldı Eray, bence biraz dinlen ve kendini hazır hissettiğinde yine düş yollara, başka başka rotalara. Senin sayende ben de gezmiş kadar oluyorum, sen yollara aitsin adamım ;P
Bir de şu bisiklete bir isim koy artık :))
Teşekkürler foondah, iyi ki varsın..
Yazdığım gibi aslında bu yolculuk önümüzdeki hafta Çanakkale-Ayvalık etabıyla son bulacak.. Ondan sonra da Ekim ayında bir yürüyüş yolculuğu düşünüyorum..
İsim konusunda da haklısın.. Nedense ben hiç düşünmedim bunu ama bisikletimin bir Rocinante'den ne eksiği var değil mi? Bu konuyu düşüneceğim ve önerilere de açığım :))
gene bekleriz... bisiklete düldül de:):):) serkan.
Yorum Gönder