18 Eyl 2012

Yol..


 - Temmuz 27 - Eylül 14.. 50 gün.. Bunun yarısı sürüş günü..

 - 1500+ km..

 - 6 şehir, 20+ ilçe, onlarca belde ve köy..

 - En az 100 kişiyle oturup sohbet ettim, ahbap oldum.. 12 bisikletçiyle karşılaştım, fikir alışverişi yaptım.. Uzun zamandır görmediğim 5 eski arkadaşımla yolda karşılaştım.. En az 3 çocuk yapmadım ama en az 3 iyi dost edindim bu yolculukta..

 - İtalyan, İspanyol, Alman, Koreli, Japon, Kanadalı, Amerikalı, Rus, İngiliz gezginlerle tanıştım..

 - İtalyan, İspanyol ve Arap zannedildim..

 - Bolca kuru üzüm, kayısı, ceviz ve fındık yedim..

 - En çok limonata ve Ice Tea limon içtim.. 

 - En çok Kabak, Kaş, Bozburun ve Bozcaada'yı sevdim.. En az Marmaris, Kuşadası ve Didim'i..

 - Yolda daha çok 06 plakalılarla sıkıntı yaşadım..

 - Önceden tanıdıklarım 'Çok yanmışsın' dediler, yeni tanıştıklarım olduğum gibi kabul ettiler..

 - En çok Kabak'da insan sevebildim.. En çok orada egodan uzaklaşılabildiğini gördüm..

 - Sadece Kelebekler Vadisi'nde gece denize girdim..

 - Güneş bir tepenin ardına saklanırken ayın bir başka tepenin arkasından yükselişine şahit oldum..

 - Rüzgarın bisikletçinin en büyük düşmanı ve dostu olduğunu anladım..

 - Buff takmadan da gezgin olunabildiğini gördüm..

 - Yola çıkmak için çok fazla ekipmana ve paraya gerek olmadığını, kırık bir kafa ve sağlam bir yüreğin yeterli olduğunu gördüm..

 - Suç ve Ceza'yı okudum.. Böyle Buyurdu Zerdüşt'ü hep okuyorum..

 - Kendini değerlendiren insanların gözlerindeki parıltıyı gördüm..

 - Yalnızlığın bir lütuf olduğunu Gelidonya Feneri'nde tekrar gördüm..

 - Sevişmenin, doğal yaşamın içerisinde kendiliğinden gerçekleştiğinde ne kadar doğal, güzel ve normal olduğunu, şehirde yaptığımız tepişmelerin ise sadece güç istenci kaynaklı ego savaşları olduğunu iyice bir gördüm..

 - Çocuklarla maç ettim..

 - Yola çıkmadan önce kemerin 3. deliğindeydim şimdi 5 (yazıyla beş)..

 - Bir şortum heba oldu, helal olsun..

  Sezgin, Merih ve Polat başta olmak üzere bu yolculukta tanıştığım tüm kafası güzel insanlara, beni devamlı destekleyen kuzenim Özlem, dayım Serkan ve bisikletçi dostum Ersin'e çok teşekkür ederim.. 

 Bu yolculuk yeryüzünde yapılacak yolculukların ilki, başlangıcıydı.. Asıl yolculuk kafamın içinde.. Daha hiç bir şey olmadı, bitmedi.. Yok edilmesi gereken ego hala orada duruyor.. Yolun başındayım ve uzun süre daha yolda olmam gerektiğini biliyorum.. Önemsememem gerektiğini söyleyenler çıkacaktır ama geçmişimle yüzleşmek ve geçmişimin sevgisini tekrar kazanmak benim için şu an önemli.. Bunun için yolda olmaya devam etmeli, var olmak istediğim noktaya doğru ilerlemeli, gelişmeliyim.. Yeni yolculuklarda görüşmek üzere..

 eray..




Hiç yorum yok: