29 Tem 2012

Voodoo bebekleri..


  İlk gecemde bir önceki postu gönderdikten sonra sahilde Çandarlı gecesini keşfetmek için yürürken bir hediyelik eşya dükkanının önünden geçiyordum ve üç çift meraklı gözün beni izlediğini fark etim.. Çok geçmeden içlerinden biri bisikletini atlayıp bana yetişti ve hemen kendini tanıttı.. Kalacak yerim olup olmadığını sordu.. Ben de pansiyonlara fiyat sorduktan sonra nerede kalmaya karar vereceğimi söyledim.. İstersem onlarla kalabileceğimi söyledi Ersin (kır saçlı olan).. Dükkanlarının arka bahçesindeki bir odada kalıyorlardı ve bahçelerinin çadırımı kumam için uygun olduğunu söyledi.. Tabii ki kabul ettim.. Yolculuğun bir amacı ve güzelliği de bu değil mi zaten.. Yeni insanlarla tanışmak..

  Saat bir gibi dükkanı kapattıktan sonra sabah 04:30'a kadar bahçelerinde sohbet ettik.. İlk gecemden böyle güzel insanlarla tanışmak yolculuğun devamı için de cesaretlendiriciydi.. İzmir'li arkadaşlardan Ersin uzun zamandır ticaret işleri kovalıyor.. Ozan ses mühendisliği okumuş ama o da artık ticaretle ilgilenmeye başlamış ve Ersin'le birlikte bu işe girmiş.. Kız arkadaşı İlay'da el işleri ile uğraşıyor ve onlara yardımcı oluyor.. Çok güzel bir kasaba olan Çandarlı'da hem paralarını kazanıyorlar hem de sıcaktan bunalınca sadece 20 metre uzaktaki soğuk denize atlıyorlar.. Kulağa hoş geliyor..




Hiç yorum yok: